DEPREMİN YILDÖNÜMÜ

 

deprem bebek

DEPREMİN YILDÖNÜMÜ

Cep telefonuma notlar almışım  ;

6 Şubat 2023

Türkiye korkunç ir depremle sarsıldı

Öğleyin ikinci depremi işyerinde Konya’da bile hissettik

Dışarıda kar tipisi var

Moralsiziz

Çocuklar bilmeseler ve herhangi bir şey izlemeseler de bizden etkilendiler ağlıyorlar,

Allah yardımcımız olsun.

7 Şubat 2023

Bölgeden üzücü ve şok edici görüntüler geliyor.

Vefat sayısı artıyor.

Bir meslektaşımızın oğlu vefat etmiş , cenaze törenine katıldık , çok acı

Yardım toplama merkezinde yardımcı oluyoruz , dışarıda dondurucu soğuk var , Konya halkı seferber

Moral bozukluğu ile ısınamıyorum , soğuktan titriyorum , kafamı toparlayamıyorum.

8 Şubat 2023

Yardım organizasyonlarına yardımcı olmaya çalışıyorum.

Eş dosttan bölgeye gidenler var , yardım ulaştırmaya çalışıyorlar.

İnsan bir şeyler yapamadıkça içi daralıyor , bölgeden görüntüler haberler iç burkuyor , tahminlerin ötesinde bir felaket

Tüm ülkenin psikolojisinin alt üst olduğunu düşünüyorum , Allah yardımcımız olsun daha neler olacak neler yapabileceğiz bilmiyorum , düşünceliyiz.

9 Şubat 2023

Antalya’da duruşmam vardı , erken saatte yola düştük , karlı havada gittik gidip geceye doğru döndük.

Yardım merkezine uğramadan olmazdı , depremzedeler için eşya götürdük.

10 Şubat 2023

Deprem bölgesinden acı haberler alıyoruz.

Akşam depremzedelere yardıma giderken araç bozuldu ,çekici ile  sanayiye götürdük.

Din , devlet , millet düşmanı provokatörler sosyal medyada milletin sinir uçlarıyla oynuyorlar.

11 Şubat 2023

Can kaybı artıyor ama sevindiren kurtuluş haberleri de duyuyoruz.

 

Bunlar deprem bölgesinden uzakta yaşadığımız sarsıcı halin içinde aldığım notlar.Hatırladığım kadarıyla biz hukukçular da büyük bir sıkıntı içerisindeydik çünkü notlarıma da yansımış , adli işlemler devam etmekteydi , depremden üç gün sonra Antalya’ya duruşmaya gitmiştim , sıkıntılı bir dava süreci vardı , gündüz dava ile kafamı toplayıp bir şeyler yazmaya çalışıyordum , akşamları yardım merkezlerinde çalışıyorduk , havanın da soğuk olması ile ne kadar sıkı giyinirsek giyinelim psikolojik etki ile de titriyorduk.

Buralarda şartlar böyleyken , 11 ilimizi , bir çok ilçemizi , köyümüzü etkileyen Anadolu’nun bilinen en büyük depremlerinden birini geçirmiştik.İlk saatler işyerinde sadece Kahramanmaraş bölgesinde çokta yıkıma yol açmamış bir deprem olabileceğini tahmin ediyor konuşuyorduk  , öğleye doğru masalarımız aniden sallandığında şaşırmıştık ve Maraş’ta yine büyük bir deprem olduğunu sosyal medyadan öğrendik , devamı saat ve günlerde meğer depremin Hatay’dan , Adıyaman’a , Gaziantep’ten Malatya’ya büyük bir yıkıma yol açtığını görüyor , izlediğimiz görüntüler , gidenlerin mesajlarından dehşete düşüyorduk.Depremzedelerin yaşadığı acı ve psikolojiyi düşünemiyorum.

İlk günler deprem bölgesine hareket eden eş ve dostlar vardı , gidip gitmeme noktasında arada kalıyorum , notlarımda da belirttiğim üzere önemli bir dava ile uğraşıyordum ve Antalya’da duruşmam vardı , yollar karlı ve soğuktu ve kötü bir mevsimlik lastiğim vardı , yine notlarda görüleceği üzere arabam da arızalanmıştı. O günler ne kadar tedbirsiz olduğumuzu düşünüyorduk , giden arkadaşların mesajları da , arama kurtarma faaliyeti içerisinde olunmayacaksa kalabalık etmemek için gelinmemesi yönündeydi , nitekim yetkililer de aynı çağrıları yapıyordu.Depremin ilk günlerinde bölgeye gitmedim.

Depremin ilk günlerinden itibaren ülkenin çeşitli yerlerine hızlı bir göç başladı , depremzedeler üniversite yurtlarına , boş yurtlara yerleştiriliyordu , nitekim evimizin önünde bir ortaöğretim yurdu vardı ve her taraf birden 31 ve 46 plakalı araçlarla doldu , artık trafikte de önümüze deprem bölgesi plakalı araçlar çıkıyordu. Whatsaap gruplarında depremzedeler için kiralık ev aranıyordu fakat ülkemiz ve şehrimiz de kiralık ev sıkıntısı daha öncede vardı.Elimizden çok bir şey gelmiyordu.

Canlı çıkma umudunun kalmaması ve içinde depremzede olan enkazlarda çalışmaların bitmesi ile deprem gündemi bir nebze azalmıştı.Ardından ramazan ayı gelmiş ve yardım faaliyetleri bölgeye yoğunlaşmıştı.Bende ilk defa ramazan ayıydı tarihini hatırlamıyorum Hatay’a MEC Vakfı’nın yardımlarını dağıtmak için aracımla gittim.

Yıllar evvel iş için Adana’ya kısa süreliğine gitmiştim ve yine Adana merkezi de bir kere gezmek için gitmiş daha ötesini görmemiştim. Adana depremden etkilenmiş ama yıkımın az olduğu bir ilçeydi. Hatay sınırlarına girdiğimizde de gece Erzin zaten az etkilenmiş bir ilçe olduğunu biliyorduk , Dörtyol ,İskenderun uzaktan görüyor ışıklar yanıyordu hep çok şükür normale dönüş hızlanmış halde diyordum , Belen bölgesinde çökmüş evleri ilk defa yakından gördüm ardından Antakya’ya girdiğimizde büyük bir yıkımla karşılaştık , yardım dağıtacağımız kamuoyunda çokça konuşulan rezidansın enkazına yakındı , enkaz çukurunu görmüştüm , askerler yol aralarında bekliyorlardı , her tarafa büyük moloz yığınları yıkılmıştı. Yardımı Hatay’ın dağlık mahallesi civarında dağıtacaktık , oralarda yer alan tek katlı yahut iki katlı bitişik nizam mahalleler çok hasar görmemişti. Merkez ve Kırıkhan’da Çadırkentte dağıtımdan sonra Yayladığı ilçesinin bir köyünde misafir kaldık , iftar ve sahuru yapıp dönüş için yola çıkmıştık , merkezinde Asi nehri civarında yoğun yıkım dehşete düşürmüştü ve açık herhangi bir ticari işletme de yoktu.

Daha sonra Kurban Bayram’ında et dağıtımı içinde bir arkadaşla gittik , hava sıcak biraz daha vaktimiz vardı.Hatay’da ki yıkımı daha fazla görme imkanımız oldu , hala binalar yıkılmaya devam ediyordu , ilk gittiğime göre çoğu yol enkazlar nedeniyle kapanmıştı , dükkanların olduğu oto sanayi gibi bir yere de gittiğimizde tek tük onarımlarla ticari bir faaliyet başlamıştı ama alt yapı berbat her yer çamur içindeydi. Kısmen giden depremzedeler dönmüş , konteyner kentler kurulmuştu. Tarihi eserler yıkılmış haldeydi , sokaklarda açık ticari işletme yoktu , derme çatma bir çay ocağında uykusuz olduğumuz için bir kahve içmiştik , oldukça acı ama lezzetli kahve bizi kendine getirmişti.Yemek yiyecek bir yer bulamamıştık , Gaziantep’e geçecektik yolda yeriz dedik , yol üstü diye Ukkaşe R.Anh türbesini bir ziyaret etmek isterdim ona uğradık sapa yüksek bir yerdeydi ve deprem nedeniyle türbe ve külliye tamamen yıkılmıştı , o haliyle ziyaret ettik , Gaziantep’i ertesi gün gezdik dolaştık , merkezinde deprem hasarı olmadığından ve şehir canlı olduğundan deprem geçirdiği hissedilmiyordu , sadece tarihi camiler mühürlenmiş ve kalesinde yıkım gözüküyordu.

Bölgenin diğer illerini görmedim , sadece birkaç ay önce Elazığ’a giderken gece otobüs ile Malatya’dan geçtim tabii Hatay gibi bir yıkım görüntüsü yoktu , şehir canlı haldeydi. Depremin en fazla Hatay merkez , Maraş merkez ve Adıyaman’ı etkilediği hep söylendi tabii Maraş’ı görmediğim için bir Hatay ve Maraş kıyası yapamıyorum ama görenlerin Hatay merkezin en kötü etkilenen yer olduğunu söylüyorlar.

Depremin üzerinden bir yıl hemen geçti , kayıpları olanlar depremi unutmayacaklar , bölgenin kendine gelmesi zaman alacak ama ülkemizin deprem ülkesi olduğu gerçeğini unutmamak gerekiyor. Depreme hazırlıklı olmamız , tedbirimizi almamız lazım , ülkemiz maalesef kısa denilebilecek periyotlarla yıkıcı depremler yaşıyor.40 yaşına yaklaşırken 99 Marmara depremi ve 2023 Maraş depremi gibi iki büyük felaketi müşahade ettim. Allah muhafaza ülkemizin diğer yerlerinde deprem olmayacağının bir garantisi yok , tedbir almamız lazım.

Depreme dayanıklılık , arama kurtarma , bilinç düzeyi , lojistik gibi hadiseler teknik düzeyde işler ehil olan kişilerin hem devleti hem sivil toplum kuruluşlarını , hem halkı eğitmeye , yönlendirmeye ihtiyacı var. Deprem riski büyük olan şehirlerimizde depremden etkilenmeyecek şekilde korunaklı , malzeme ekipman stoğu yapmak zorundayız çünkü şehirlerimizi bir anda dönüştürmemizin pek mümkün olmadığı bir realitedir. Deprem zamanı şöyle yapacağız böyle yapacağız konuşmaları olur ama zayıf yapıların dönüşümü pek kolay değildir çünkü maliyet içerir. Türkiye’nin yapı anlayışını da çeşitlendirmesi gerekmektedir.Dayanıksız , niteliksiz yapılardan kurtulmamız lazım ama aynı zamanda şehir dokusunu da alt üst edecek , şehirlerimizi , köylerimizi kimliksizleştirecek mimariden , sokak dokusundan da uzak durmamız lazım.Yeni kurulan şehirler toplu konutlardan oluşan yerleşkeler değil kadim şehirlerimizin ruhunu yansıtacak özellikte olmalıdır.

Allah devlete zeval vermesin bakınız bugün deprem bölgesinde devlet var.Deprem olduğunda da devlet elinden geleni yapmıştır.İllaki aksayan , eksik , gedik , yetersiz , bilinçsiz işlerde olabilir , bu kadar büyük bir enkaza herhangi bir devletinde hepsine birden yetişmesi mümkün de değildir , depremde yıkılan binayı azaltabilmek enkaza ulaşmayı kolaylaştırabilir sadece.

Konya Büyükşehir Belediyesi ve Konya belediyeleri , Konya STK ve halkına da teşekkür etmek lazım Hatay bölgesinde hepimizi duygulandıracak işler yaptılar , Hatay halkı da bu konuda minnettar.Allah razı olsun.

Deprem zamanı sağolsun gençler çok aktiflerdi , tüm gençlerimizi tebrik ediyorum.

Milletimizin , memleketimizin kötüsü yok mu ? var , deprem çıkarcılığı yapan da oldu , hırsızlık yapan da olsu , sosyal medya dezanformasyonu yapan da oldu. Yalan yanlış bilgi yayan oldu. Kötülere fırsat vermedikçe iyi bir toplum oldukça bu pisliklerin gücü kırılır.

Allah bir daha memleketimize , insanlığa böyle acılar yaşatmasın , inşaallah en kısa sürede yaraların sarılmasını da nasip etsin.

Askerdeyken duvarlarda bir yazı yazardı “Disiplinin olmadığı yerde kan ve gözyaşı vardır “ evet şehircilik disiplini olmazsa , yapı yapımında disiplin olmazsa , denetimde disiplin olmazsa , hukukta disiplin olmazsa , cezada disiplin olmazsa ,velhasıl her işimiz niteliksiz , yüzeysel , günü kurtaran , adi , kalitesiz olursa bizi bulan kan ve gözyaşı oluyor. Disiplin , ciddiyet , hassasiyet en önemli şeyler , idarecilerimiz kötü olasılıkları düşünecek karakterde ve bilinçte olmalıdır. Patalojik bir rahatsızlık olarak kötümserlik değil  ama tedbire sevk edecek bir kötümserliğe ihtiyacımız var. Devletin ve milletin “ bir şey olmaz “ deme lüksü yok.

Allah’tan depremde vefat eden insanlarımıza rahmet diliyor , yaralılara acil şifalar diliyorum. Depremzedeleri unutmayalım , toplumsal hafızamızı daha iyisi için , umut için canlı tutalım , boşvermiş bir unutkanlık bizim büyük bir sorunumuz lütfen daha duyarlı olalım. Allah bir daha böyle felaketler yaşatmasın. 05.02.2024

 

Mehmet Emin Başalp

 

 

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir